|

||| RADYOYA GİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ |||
Lütfen Flatcast Download ederek bilgisayarnıza eklentiyi kurunuz.
|

1. Nick Almak Zorunludur.
2. Radyo düzenini bozacak hal ve hareketlerde bulunmak sohbeti farklı amaçlara yönetmek radyoda yer alan dj, dinleyileri kırıcı şekilde konuşmak kesinlikle yasaktır.
3. Msn veya benzeri e-mail adresi istemek, adres vermek yasaktır.
4. Radyomuzda, sohbete katilan her üye sececegi rumuzun hakaretvari, irkci, provake edici bir icerik tasimamasina dikkat etmek zorundadir.
Amacımız Barış Dostluk Ve Kardeşliği Bir Arada Yaşamaktır. Üretmek Paylaşmak Ve Yaşatmak İçin Çıktık Yola Ve "Gelin Canlar Bir Olalım" Dedik. Bizimle Bu Duyguları Paylaşanlara Kapılarımızı Sonuna Kadar Açtık. Lütfen Radyomuzda Yazışırken Uygun Davranışlar Sergileyelim Bireyselliğe Dönüp Argo Vb. Bir Uslub Sergilemeyiniz.
12 yıl aradan sonra hasretini çektiğim memleketime 2006 yılında dönmeye nihayet olanak bulmuştum. Heyecanımdan olmalı, İstanbul’a iner inmez deliksiz bir uykuya çekildim. Öğlen vakti ezan sesine uyandım: İstanbul’da olduğuma inanabilirdim artık.
İçinden derya akan o öfkeli şehirde oyalanmadan, Dersim’e, ata topraklarıma doğru yoluma devam ettim. Mezra Ovası’nı geçerken sıla kokusunu duyumsamaya başladım. Mameki hattından ilk kez gidiyordum. Sorpiyan’a varınca Yusuf ağabeye beni indirmesini rica ettim. Karşıda Mazgirt dağları ve Mameki görünüyordu...
İşte tam burasıydı, Pirimiz Usêne Sêydi’nin idama götürülürken, omuz başından dönüp son kez Welat’a baktığı o yer. Usêne Sêydi’yi, Seyit Rıza’yı, onlarla birlikte darağaçlarında can verenleri ve kırım kıran günlerinde yitip giden on binleri anımsayarak, eğilip yeri öptüm.
Sanki 12 yıl değil, 70 yıl sonra karanlık mahzenlerden, ışık sızmaz çile mağaralarından dönüp gelmiştim! Atalarımızın Derviş Toprağı adını verdiği bu yerde arınmışlık duygusu veren bir şeyler vardı. Her dağının, koyağının ayrı bir söylencesiyle kutsandığı, mitlerle anıldığı bu yer, masalsı bir âleme aralık duran gümüş kapısıyla, dağlarca yükselen doğal duvarlarıyla, ülke içinde yitik bir ülke gibiydi. Yenik Şahların, başarısız isyancıların, kayıp kavimlerin, kadim yurtsuzların, sürgünlerin gelip baht tuttuğu kutlu ve lanetlenmiş bir diyar...
Mîjdanîa to bidime kamî ?
İkinci solo albümü Veyve Mılaketo (Meleklerin Dansı) Kalan Müzik tarafından yayınlanan Ahmet Aslan, 12 yıl sonra konserler vermek için Türkiye'ye geldi
Sonuçlarını bilerek kurallara uymamak, çoğu zaman “kendine özgünlüğü” beraberinde getirir.
Bu, sanatta da böyle. Sanatçının, “kendine özgünlüğü”nün, bir “tarz” halini alması ise çiğnenen veya uyulmayan kuralların, teknik altyapılarının ve teorisinin sanatçı tarafından çok iyi bilinmesiyle de ilişkilidir. Bunun dışında, hayata nüfuz ettiği ve üretip sunduğu şeyler arasındaki tutarlılığın doğru orantısı, “tarz” halinin altını çizer.
Ahmet Aslan, kişiliği ve kendine özgünlüğüyle tarzını çoktan oturtan ender müzisyenlerden. O, müziğin temel eğitimlerinden geçip, armonik yapısını öğrenip, akademik birikimi ve değişik duygulanımlarıyla yarattığı kendi müzik dünyasında, sonuçlarını bilerek öğrendiği ve öğrettiği kurulları ihlal ediyor. Ve bu ihlal, sadece yerleşik katı kurallara bir başkaldırı değil, aynı zamanda belli bir alternatifliği de beraberinde getiriyor.
Abidin Kaya 1970 yılında Tunceli`nin Hozat ilçesinde doğdu.
1980 yılında ailesiyle Elazığ`a taşındı.
bağlamayla küçük yaşta tanıştı. İlk bağlamasını Elazığ`da aldı.
Elazığ Musiki Cemiyetinde Baha Kabaklı yönetiminde Koro çalışmalarına katıldı.
Daha sonra 1987 yılında İstanbula geldi ve Fırtına Müzik Evinde eğitimine devam etti.
1994 yılında Almanyaya yerleşti. Köln`de Mozaik Müzik Okulun`da 3 yıl bağlama eğitimi, solfej ve usul dersleri aldı. Üç yıl aradan sonra ASM Müzik Okulu`nda baglama egitimine devam ederken, Mustafa Onay yönetiminde koro çalışmalarına katildi ve oradan mezun oldu.
1996 yılında ATİKin düzenlediği "Kültür Sanat Yarışması" nda Solo dalında ikinciliği kazandı.
Türkiyenin belli basli usta isimleriyle önek olarak Edip Akbayram, Şivan Perwer ve Ali Asker gibi sanatcilarla konserlere katıldı, ayni sahneyi paylasti.
İlk albümü UMUT OLSAN 2006 yılında siz müzik severlerle buluştu. Bu albümde kendisine ait 8 besteye yer verdi.
Hala Almanyanın Köln kentinde müzik çalışmalarına devam etmektedir.